Otomotiv sanayisinde yaşanan elektrifikasyon dalgası ve dijitalleşme, Türkiye’deki araç parkını ve tüketici tercihlerini radikal bir biçimde dönüştürdü.
Sürücülerin on yıllardır vazgeçilmezi olan “debriyaja basma ve vites değiştirme” rutini, son 5 yılda adeta bir nostaljiye dönüştü.
MODEL HAVUZUNDA MANUEL YÜZDE 4’ÜN ALTINDA
Dünya Gazetesi’nin haberine nazaran piyasadaki arz ve talep istikrarı, manuel vites seçeneklerinin ne derece daraldığını kanıtlıyor.
2020 yılında Türkiye’de satışta olan 263 araba modelinin 45’inde manuel şanzıman alternatifi bulunurken, pazardaki model yükü yüzde 17,1 düzeyindeydi.
2026 yılında ise showroomlardaki toplam model seçeneği 290 adede yükselirken, manuel şanzımanlı model sayısı 10’a kadar geriledi. Manuel araçların toplam havuzdaki hissesi yüzde 3,7 ile sembolik bir seviyeye indi.
2026 yılının Ocak-Mayıs devrinde Türkiye genelinde satılan araçların 347 bin 345 adedi (yüzde 97,5) otomatik şanzımanlı olurken, düz vitesli araçlar sadece 8 bin 911 adetle (yüzde 2,5) hudutlu kaldı.

ELEKTRİFİKASYON VE DEĞİŞEN “MALİYET-YAKIT” DENKLEMİ
Manuel vitesin süratle sahneden çekilmesinin gerisinde hem yapısal endüstriyel değişimler hem de tüketici rasyonalitesi yatıyor.
Tam elektrikli (BEV) arabaların tabiatı gereği debriyaj ve klasik şanzıman düzenekleri bulunmuyor. Hibrit (HEV) sistemlerde de manuel vites neredeyse büsbütün terk edilmiş durumda.
Eskiden “manuel araç daha az yakar, daha ucuzdur ve kolay arıza yapmaz” miti, gelişen şanzıman teknolojileriyle yıkıldı. Yeni jenerasyon otomatik vitesler, manuelden daha optimize bir yakıt tüketimi sunuyor.
Geçmişte iki şanzıman tipi ortasında uçurum olan fiyat farkları günümüzde asgarî düzeylere indi.
Türkiye pazarında en baz modellerde bile otomatik-manuel farkının ortalama 300 bin TL düzeylerinde seyretmesi, güçlü kampanyalar ve kredi opsiyonları tüketicileri direkt otomatiğe yönlendiriyor.

KÜRESEL TREND VE TÜRKİYE DİNAMİĞİ
Sektör analistleri, mevcut ivmenin korunması halinde önümüzdeki 2-3 yıl içinde manuel vitesin seri üretim arabalarda büsbütün son bulacağını, bu teknolojinin sadece çok özel spor arabalarda yahut nostalji meraklılarına hitap eden niş koleksiyonlarda yaşayacağını öngörüyor.
Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi
Kaynak: Ensonhaber

